Bilim insanları ciddi bir uyarıda bulunarak, fazla oturmanın ölümcül olabileceğini belirtti. Uzmanlar düzenli egzersiz yapılsa bile, çok uzun süre oturarak durmanın önemli sağlık bozuklukları ortaya çıkarabileceğini ifade etti.
Yapılan araştırmalar çok fazla televizyon seyreden, bilgisayar başında oturan veya araba süren insanlarda kilo sorununun ve kalp krizini riskinin önemli ölçüde arttığını ortaya koydu.
İsveç Spor Sağlık Bilimleri akademisyeni Elin Ekblo-Bak, vücudun dört saat oturduktan sonra zararlı tepkiler vermeye başladığını, şeker ve yağ düzenlemekten sorumlu olan genlerin çalışmayı durdurduklarını belirtti.
DÜZENLİ SPOR YAPMAK ÇÖZÜM DEĞİL
Dünya Sağlık Örgütü uzmanlarından Tim Armstrong ise, düzenli spor yapan bir insanın saatlerce oturarak yaptığı sporun etkisini ortadan kaldırabileceğini belirtti. Bu yüzden günde bir kez egzersiz yapmak yerine gün içine yayılmış egzersizlerin daha yararlı olacağını ifade etti.
Londra’da bir finans şirketinde çalışan ...
Kanserin kesin tedavisi gelecek
BBC Focus dergisinde yayınlanan habere göre, özelliklerimizi belirleyen DNA'lardan başka hücrelerimizin içinde moleküller bulunuyor. Birçok durumda, bu "öngenetik" işaretler, genlerimiz gibi nesiller arasında geçiş yapabiliyor. Şimdiye kadar bu çalışmaların birçoğu, kanserler gibi hastalıklı dokular üzerine odaklandı. Amerika'da yapılan yeni bir araştırma, sağlıklı insanlar arasındaki epigenetik farklılıkları incelemeyi tahmin eden en pahalı çalışma oldu. Bu çalışma, gelecekte anormalliklerin belirlenmesini kolaylaştırarak epigenetik çizgilerin dayanağını sağlamaya yardımcı olacak.
200 doku örneği üzerinde çalışan araştırma grubu, metilleme olarak bilinen DNA üzerindeki çizgileri aradılar. Karbon ve hidrojen molekülleri DNA'nın yanlarına yapıştı. Bunlar kodun kendisinin bir parçası değil, fakat genlerin nasıl çalışacağını etkiliyorlar. Araştırma, kromozomlarımız üzerindeki metilleme miktarının yaşla birlikte çeşitlendiğini gösterdi. Böylece, yaşlanırken hastalıklara karşı hassasiyetimizde bir artış olduğu görüldü.
Araştırmadaki bilimadamlarından biri olan Amerika'daki Brown Üniversitesi'nden Brock Christiensen, epigenetiklerle ilgili şeylerin ...
Domuz gribi abartıldı mı?
Dünyada 2009 ilkbaharından itibaren büyük tartışmalara yol açan domuz gribi konusunda yapılan araştırmaların sonuncusu bilim dünyasındaki grip tartışmasını zirveye taşıdı. Dünyanın en prestijli eğitim kurumlarından Harvard Üniversitesi ve İngiliz Medical Research Council tarafından yapılan araştırma domuz gribinin her yıl milyonlarca insanın yakalandığı mevsimsel gripten çok önemli farkı olmadığı, hatta virüsün öldürücü etkisinin mevsimsel gripten daha düşük olduğu belirlendi. Bu yeni verileri gören bilim dünyası, "Bu sonuçları öngörebilmiş olsaydık dünya genelinde aşılama kampanyaları düzenlenmesi gibi önlemler alınması söz konusu olmayacaktı" yorumunu yaparken Amerikan ABC televizyonu da, "Domuz gribi abartıldı mı?" başlıklı haberiyle araştırmanın bilim adamları arasında yarattığı etkiyi inceledi.
"Elimizde veri yoktu"
ABD'de şu ana kadar 9 bin 820 can alan domuz gribi virüsünün ilk görülmeye başlandığı Nisan ayından Kasım'a kadar sürecini detaylı bir şekilde inceleyen Harvard Üniversitesi ...
İştahlıysanız tehlikedesiniz
Gönüllüler üzerinde 12 yıl süreyle yapılan araştırmada, leptinin düşük olduğu insanlarda bu hastalığın daha çok görüldüğü belirtildi.
Leptin hormonu yağ hücreleri tarafından üretiliyor ve beyne vücudun tok olduğu sinyalini göndererek, iştahın azalmasını sağlıyor. Söz konusu hormon uzun zaman obeziteyle mücadelede kullanıldı.
Şeker hastalığı bulunan obezlerin neden genelde uzun dönemli hafız sorunlarıyla karşılaştığını anlamak için fareler üzerinde yapılan bir araştırmada, leptin verilen deneklerin labirentte yollarını bulmada daha becerikli olduğu tespit edilmişti.
Journal of the American Medical Association dergisinde yayımlanan son araştırmada, Boston Üniversitesi Tıp merkezi tarafından 198 gönüllüye 12 yıl boyunca düzenli beyin taraması yapıldı.
Zaman içinde, leptini düşük olan deneklerin dörtte biri Alzheimera yakalanırken, leptin hormonu yüksek olanlarda bu oran yüzde 6'da kaldı.
Alzheimer Araştırma Vakfı başkanı Rebecca Wood, daha önceki araştırmaların, orta yaşlarda obezitenin bunama riskini artırdığını gösterdiğini hatırlatarak, ...
Körlere görme umudu
El Cezire'de yer alan habere göre bu keşifin, kriz yada şok nedeniyle görme yeteneğinden sorumlu beyin kabuğunda sorunları bulunan fakat beyinlerinin görme tabiatını yorumlama özelliğini kaybetmeyen hastaların kısmı bir şekilde görmelerine yardımcı olacağını söyledi.
Araştırmayı yapan Caspar Chaudrzyk, bu keşifin görme özürlülerin kısmı olarak görmelerine imkan verebileceğini söyledi.
Görme dergisinde yayınlanan araştırma, beyinin sürekli uyum sağladığını ve daha önce bilinç altıyla gördüğünü bilinç üstüyle görmesi için eğitilebileceğini söyledi.
Söz konusu araştırma, her hangi bir nedenden dolayı görme yeteneğini kaybeden insanların tedavisinde yeni araştırmalar ve kapıların önünde ufukları açması bekleniyor
İç kanamalar
ABD'deki Oklahoma Tıp Merkezi Vakfında (OMRF) görevli bilim adamlarının yaptığı araştırmada, iç kanamanın büyük bölümünden "histon" adında bir proteinin sorumlu olduğu ve söz konusu antikorun histonun bu kabiliyetini engellediği görüldü.
Nature Medicine dergisinde yayımlanan araştırmada, antikorun, hastalıkların tedavisi ve ciddi yaralanmalarda yeni tedavi yöntemlerine ışık tutabileceği belirtildi.
Araştırma çerçevesinde, farelerde sepsis (yaygın enfeksiyon) oluştuğunda, kanlarında histonun yüksek seviyelerde seyrettiği ve aynı durumun primatlarla insanlar da gözlendiği bildirildi.
Histon, normalde DNA dizilerinin etrafında toplanan bir hücrenin çekirdeğinde yer alıyor. Hücre, yaralanma ya da hastalık nedeniyle zarar gördüğünde, serbest kalan histon kan sistemine girerek, damarlara zarar vermeye başlıyor. Bilim adamları, bunun hayati tehlike arz eden, kontrol altına alınamayan iç kanama ve dokulardaki sıvı birikiminin nedeni olduğuna inanıyor.
Bebek sahibi olmayan kalmayacak
Tüp bebek yöntemiyle bebek sahibi olmak isteyen anne adaylarına yeni umut İngiliz bilim adamlarının geliştirdiği yeni teknikle geldi.
ÅžANS 3 KAT ARTACAK
Bebek sahibi olma şansını 3 kat arttıran yeni formül düşük riskini de ortadan kaldırıyor.
Bilimsel tekniklerle geliştirilen yeni embriyolar binlerce kadına umut olması bekleniyor.
Oxford Üniversitesi'ne bağlı bilim adamlarının geliştirdiği bu teknikte sonucun şaşırtıcı olduğu söyleniyor.
20'DEN FAZLA BEBEK DÜNYAYA GELDİ.
Gebe kalma ihtimalinin %80'lerde olduğu bu yeni teknikle daha şimdide 20'den fazla bebeğin dünyaya geldi.
Geçen yıl 37.000 kadının tüp bebek denemesi yaptığı İngiltere'de çoğunun düşük nedeniyle başarısız olduğu belirtiliyor.
Yeni teknikte embriyo bir kaç günlükken hücrelerden ayrılıp en sağlıklısı anne rahmine yerleştiriliyor.
YAŞLI KADINLAR İÇİNDE UMUT ARTTI
Bu tekniğin yaşı geçen anne adayları içinde büyük umut olduğu belirtiliyor
Normal tekniklere göre biraz pahalı olan bu teknik geliştirilmeye devam ediliyor.
Vücudunuzun verimli saatleri
06:30 Uyandığınızda kendinizi sanki az önce içki içmişsiniz gibi biraz yorgun hissedebilirsiniz. Uyku mahmurluğu denilen bu durumda kalp atış hızı ve kan basıncınızda kısa ve sert değişimler olabilir. Bu etkiler bazen 10 dakika bazen 2 saat sürebilir.
07:00 Bu saatlarde güç, dikkat isteyen egzersizler yapılabilir.
07:30 Sabah seksi için testesteron seviyesinin en yüksek olduğu zaman. Bu saatlerde sperm kalitesi de oldukça yüksek oluyor ve isteniyorsa hamile kalma olasılığı da oldukça yüksek.
08:00 Kanın pıhtılaşmasına yardımcı olan trombositler bu saatte günün diğer saatlerine göre daha yoğun etkiler. Yaraların iyileşmesi için en iyi saatlerdir.
10:00 - 11:00 Birçoğumuzun zihni bu saatte açık olur. Bu nedenle randevularınızı mümkün olduğunca bu saatlere alın.
12:00 Öğle yemeği için ideal bir saat. Yemekten sonra ağırlık çökebilir, bu yüzden 15 dakikalık kısa bir uyku molası ideal olabilir. ...








