BBC Focus dergisinde yayınlanan habere göre, özelliklerimizi belirleyen DNA'lardan başka hücrelerimizin içinde moleküller bulunuyor. Birçok durumda, bu "öngenetik" işaretler, genlerimiz gibi nesiller arasında geçiş yapabiliyor. Şimdiye kadar bu çalışmaların birçoğu, kanserler gibi hastalıklı dokular üzerine odaklandı. Amerika'da yapılan yeni bir araştırma, sağlıklı insanlar arasındaki epigenetik farklılıkları incelemeyi tahmin eden en pahalı çalışma oldu. Bu çalışma, gelecekte anormalliklerin belirlenmesini kolaylaştırarak epigenetik çizgilerin dayanağını sağlamaya yardımcı olacak.
200 doku örneği üzerinde çalışan araştırma grubu, metilleme olarak bilinen DNA üzerindeki çizgileri aradılar. Karbon ve hidrojen molekülleri DNA'nın yanlarına yapıştı. Bunlar kodun kendisinin bir parçası değil, fakat genlerin nasıl çalışacağını etkiliyorlar. Araştırma, kromozomlarımız üzerindeki metilleme miktarının yaşla birlikte çeşitlendiğini gösterdi. Böylece, yaşlanırken hastalıklara karşı hassasiyetimizde bir artış olduğu görüldü.
Araştırmadaki bilimadamlarından biri olan Amerika'daki Brown Üniversitesi'nden Brock Christiensen, epigenetiklerle ilgili şeylerin ...
Kısa boylular dikkat
Araştırmacılar, bu kişilerin boylarının kısa olmasının, yoksul bir aileden geldiklerinin "işareti" olabileceğini de belirttiler.
Sonuçları Journal of Epidemiology and Community Health dergisinde yayımlanan araştırma çerçevesinde, 1 milyon 25 bin 662 kişinin sağlık durumlarıyla ilgili verilerin incelendiği, özellikle 35 ila 49 yaşlarındaki kişilerde boyla akciğer hastalığı arasındaki ilişkinin çok güçlü olduğunun gözlendiği kaydedildi.
Araştırmada, kişinin yaşı büyüdükçe, boyla akciğer hastalığı arasındaki bağlantının kademeli olarak azaldığı görüldü.
Amfizem ve kronik bronşiti kapsayan bir hastalık grubu olan KOAH'ın en sık görülen özelliği, akciğerlere giren ve akciğerlerden çıkan havayı nefes darlığına neden olacak derecede kısıtlayabilmesidir.
Araştırmacılar, hastalığın daha çok yoksul ailelerden gelen, çocukken kötü beslenen, sigara içilen evlerde büyüyen ve kendileri de sigara içen kişilerde görüldüğünü düşünüyorlar.
Genetik hastalık kaynaklı ölümler
Erciyes Üniversitesi ve Tıbbi Genetik Derneği tarafından düzenlenen, '1. Erciyes Günleri-Klinik Genetik Kursu'na katılan Tıbbi Genetik Derneği ve Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Genetik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Munis Dündar, genetikle alakalı konuların kapsamlı olarak değerlendirileceğini söyledi.
Klinik Genetik'te en sık rastlanılan konulara ağırlık verildiğini belirten Prof. Dr. Dündar, "Genetik hastalıklardan kaynaklanan ölüm oranları her geçen gün giderek artıyor. Bir zamanlar yüzde 5'ler seviyesinde olan ölüm oranları şimdilerde yüzde 15'lere kadar çıktı. Klinik genetik bir çok branş ile işbirliği yapmamızı gerektiren, hasta dağılımının çok çeşitli olduğu kapsamlı bir branş." dedi.
Kurs programını planlarken özellikle tıbbi genetik alanında çalışmaya yeni başlayan asistan arkadaşları düşündüklerini ifade eden Dündar, "Toplumda sık gözlenen sendromlara yaklaşım, infertilite ve tekrarlayan gebelik kayıpları, nörogenetik hastalıklar, hematolojik kanserler, meme ve over kanserleri, iskelet displazileri, ...
Kanseri tanıyan ilaç üretilecek
Farklı sektörlerde 1994 yılından bu yana hizmet veren Özsu Grup, rotasını sağlık sektörüne çevirerek, nükleer tıp alanında yapacağı yatırımlarla büyüme kararı aldı. İlk yatırımını Gebze Teknoloji Parkı'nda gerçekleştiren Özsu Grubu, 15 milyon dolarlık yatırımla radyoformasötik (özellikle kanserli hücreleri tanımada kullanılıyor) tanı ilaçlarının üretileceği tesisini hizmete açtı. Grup, ikinci fabrikasını Aralık ayında Yıldız Teknik Üniversitesi Teknopark'ında açmaya hazırlanırken, 2010 yılı içinde de Ankara, Trabzon ve Gaziantepte yeni fabrika yatırımları gerçekleştirmeyi planlıyor. Bu dört fabrika için 40 milyon dolarlık yatırım öngören Grup, Romanya, Mısır ve Katar'da da fabrikalar açmayı hedefliyor.
TÜRKİYE'DE İLKİ BAŞARDI
Özsu Grubu Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Özsu, nükleer tıp alanında yaptıkları yatırımlar sonucunda Türkiye'de ilk kez Türk bilim adamlarının Ar-Ge çalışmasıyla kanserli hücreleri tanıyabilen orjinal ilaç üretimini gerçekleştirdiklerini söyledi. Özsu, Moltek FD isimli ilacın Sağlık Bakanlığı'ndan ...
Körlere görme umudu
El Cezire'de yer alan habere göre bu keşifin, kriz yada şok nedeniyle görme yeteneğinden sorumlu beyin kabuğunda sorunları bulunan fakat beyinlerinin görme tabiatını yorumlama özelliğini kaybetmeyen hastaların kısmı bir şekilde görmelerine yardımcı olacağını söyledi.
Araştırmayı yapan Caspar Chaudrzyk, bu keşifin görme özürlülerin kısmı olarak görmelerine imkan verebileceğini söyledi.
Görme dergisinde yayınlanan araştırma, beyinin sürekli uyum sağladığını ve daha önce bilinç altıyla gördüğünü bilinç üstüyle görmesi için eğitilebileceğini söyledi.
Söz konusu araştırma, her hangi bir nedenden dolayı görme yeteneğini kaybeden insanların tedavisinde yeni araştırmalar ve kapıların önünde ufukları açması bekleniyor
Korkutan buluÅŸ
Dünyanın en saygın üniversitelerinden Amerika'daki Stanford Üniversitesi uzmanları, insanın embriyonik kök hücresinden sperm ve yumurta hücresini üretebilecek tekonolojiye ve bilgi birikimine sahip olduklarını, 5 yıl içinde "döllenebilecek yapay yumurta ve onu dölleyecek yapay sperm elde edebileceklerini" açıkladı.
Uzmanlar, insan embriyonik kök hücresinden, sperm ve yumurta hücresinin üretimini sağlayan germ hücreleri elde edildiğini söyledi.
GENETİK HASTALIKLARIN ÖNÜNÜ KESECEK
Bu buluş sayesinde, erkek sperm ve dişi yumurta hücrelerinin üretimi ile başlayan insan gelişiminin, şimdiye kadar sır olarak kalmış bir çok noktası aydınlatılabilecek. Bu sayede genetik hastalıkların çocuğa geçiş süreci daha iyi anlaşılabilecek ve önleminin alınmasının farklı yolları bulunabilecek.
ABD'nin Stanford Üniversitesinden Dr. Renee Riejo Pera, Nature dergisinde yayımlanan çalışmalarıyla ilgili yaptığı açıklamada, "tam kaynağına giderek, insanın normal ve anormal gelişiminin kökenlerine ulaşmaya çalışıyoruz" dedi.
Yumurta ve sperm hücrelerinin üretilimin sağlayan germ hücrelerinin ...








