Genel (Teknoloji & Bilim) | Teknoloji Dünyası

Çin Seddi 700 kilometre uzadı

Tarih: 11 Şubat 2010
Yazar: teknoloji
Yorumlar: Yok
China Daily gazetesinin haberine göre, 2007 yılında ülke genelinde başlatılan üçüncü milli kültür mirasları araştırmaları kapsamında bulunan yeni kalıntılar arasında, 15 bölümden oluşan ve 26 kilometre uzunluğunda Batı Han Hanedanlığı (M.Ö 206-M.S 24) dönemine ait duvarın da olduğu belirtildi. Arkeologlar Gansu eyaletinin Cinta bölgesinde bulunan duvarların Batı Han Hanedanlığından kalan en iyi korunmuş duvar olduğunu kaydetti. Şaanşi eyaleti Arkeolojik Araştırmalar Enstitüsü Başkan Yardımcısı Vang Veylin, kurdukları araştırma ekibinin eyaletteki Yan'an, Yulin ve Veynan'daki 16 bölgede Muharip Devlet Dönemine (M.Ö 475-221) ait 200 kilometre, Sui Hanedanlığına (M.S 581-618) ait 500 kilometre civarında duvar bulduğunu kaydetti. Liu Yulin adlı arkeolog, araştırmalar kapsamında buldukları yeni duvarların insan yerleşimlerine uzak olduğunu belirterek, "Çin Seddi'nin yeni bulunan kalıntılarının dağlık arazilerde ve çölde olması nedeniyle insan kaynaklı tahribat olmamış. Kalıntılarda, sadece sel ve kum ...

Objeleri göstermeyen kumaş

Tarih: 11 Şubat 2010
Yazar: teknoloji
Yorumlar: Yok
Infrared özellikli cihazlarla objeleri göstermeyen ve özellikle savunma sanayisinde kullanılabilen kamuflaj kumaşı üretebilen Asil Plastik Suni Deri Sanayi ve Ticaret A.Ş, radarda objelerin görünmesini engelleyebilecek yeni kaplamanın testini ise olanakların yetersizliği nedeniyle yapamıyor. AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Asil Plastik İmalat Müdürü Erman Dağlı, dokuma kumaşlara tekstil kimyasalları vasıtasıyla kaplama yaptıkları firmalarında, sıradan kumaşları nitelikli hale getirdiklerini belirtti. Savunma sanayisinde kullanılabilecek infrared özellikli cihazlarla objeleri göstermeyen kamuflaj kumaşı üretebildiklerini anlatan Dağlı, İsrail, Almanya gibi ülkelerde üretilen bu kumaşları Türkiye'de yerli olarak imal edebildiklerini ifade etti. Dağlı, talep olduğu takdirde ihracat da yapabileceklerini söyledi. Erman Dağlı, infrared özellikli gizleme ağı süs malzemelerinin, tankların, askerlerin, silahların, cephanelerin, çadırların ve hatta binaların gizlenmesinde kullanılabileceğine işaret ederek, ''İmkanların yetersiz olması sebebiyle yaptığımız yeni bir kaplama çeşidinin de radarda objelerin görünmesini engelleyip ...

100 GHz devrimi başladı

Tarih: 7 Şubat 2010
Yazar: teknoloji
Yorumlar: Yok
IBM araştırmacıları ultra yüksek hızlı transistörlerin gelişiminde mihenk taşı sayılabilecek büyük bir buluşa imza attılar. 100GHz'lik transistör graphene sayesinde mümkün oldu. 240 nanometrelik bir geçit boyutuna sahip olan bu transistör sadece bir başlangıç. Esas bundan sonra bu geçit boyu küçültülerek, daha da hızlı transistörler üretilecek. Alan etki transistorü isimli bu ürünü mümkün kılan graphene, 1 atom kalınlığında bir karbon tabakasından oluşuyor. Altıgen, bal peteğine benzer bir yapıda dizilen karbon atomlarını silikon bir alt tabakanın üzerinde oluşturdular. Bu düzenli yapı sayesinde pek çok buluş mümkün olacak. Graphene'in yetenekleri uzun zamandır bilinmesine karşın, transistör olarak kullanılamamalarının sebebi, bant boşlukları denilen, elektronsuz alanların oluşturulamamasıydı. Bu alanlar, açık ve kapalı devre prensibi için gerekliydi. Öncekiler ne kadar hızlıydı? Bu yalıtım ise özel bir polimer tabaka ile halledildi, graphene tabaka, metal geçit tabakadan bununla ayrıldı. IBM ...

9 yaşındaki Microsoft mühendisi

Tarih: 7 Şubat 2010
Yazar: teknoloji
Yorumlar: Yok
MAKEDONYALI 9 yaşındaki Marko Calasan, bilişim alanındaki dehasıyla sadece yaşıtlarına değil, kendisinden büyüklere de parmak ısırtıyor. Öyle ki Calasan dünyanın en önemli bilişim şirketlerinden Microsoft’tan Sistem Mühendisi Sertifikası alan en genç insan oldu. İngilizceyi de ana dili gibi konuşan 9 yaşındaki çocuk, 2 yaşında okuma ve yazmayı öğrenmiş. Bilgisayar ile bir yıl sonra tanışan Calasan, şimdi 8-11 yaşlarına okulda bilgisayar dersi veriyor, ayrıca bir vakıfta sistem uzmanı olarak çalışıyor. Sistem mühendisi sertifikalarını almak için ileri düzeyde bilgisayar bilmek gerekiyor ve bunun için her yıl binlerce insan sınava giriyor.

Pillerin sonu geldi

Tarih: 7 Şubat 2010
Yazar: teknoloji
Yorumlar: Yok
İngiltere’de bilim adamları geleneksel pillerin yerini alacak devrim niteliğinde bir buluşa imza attı. Imperial College London uzmanları, kredi kartı kalınlığındaki plastik bir maddenin içine enerji depolamayı başardı. Bu buluşun cihazlarda kullanılmaya başlamasının ardından kredi kartı kalındığında telefonlar, mp3 çalarlar mümkün olacak. Kendi kendine ısınan kıyafetler üretilebilecek. Esneyebilen ve çok hafif dizüstü bilgisayarlar hayatımıza girecek. Hatta kaportasının tamamından güç alabilen çevre dostu elektrikli otomobiller tasarlanabilecek. Elektriğin depolandığı plastik nesne üç ayrı katmandan oluşuyor. Yapılan testlerde iki kibrit kutusu büyüklüğündeki 32 santimetre karelik bir plastik plaka, beş saniyelik şarjla bir LED ışığını 2 dakika yakmayı başardı. Buluşu gerçekleştiren ekibin başındaki Natasha Shirshova, “Bu aslında bir pilden çok süper bir kondansatör’e (elektrik devrelerinde kullanılan güç besleme üniteleri) benziyor” diye konuştu.

128 yıllık sır çözüldü

Tarih: 5 Şubat 2010
Yazar: teknoloji
Yorumlar: Yok
Yuvarlak buzları ilk defa 1882 yılında bir Rus bilim insanı fark etti. Yuvarlak buz kütlelerinin nasıl oluştuğunu araştırmaya başlayan Rus bilim insanı, o günkü bilgiyle bir sonuca ulaşamadı ve bu durumu "gizemli bir olay" olarak nitelendirdi. Bu olaydan 121 yıl sonra bu defa 2003 yılında Baykal Gölü'nün uydu fotoğraflarında aynı yuvarlak buz kütlelerine rastlandı. Kilometrelerce yuvarlak buz kütleleri oluşmuştu. Rus bilim insanları, buzun nasıl oluştuğunu anlamak için bir daha kolları sıvadı. Bu defa çalışmalar 7 yıl sürdü. Uzun süren çalışmalar sonrası buz kütlelerinin yuvarlak şekilde oluşmasına gölün altında bulunan doğalgaz kaynaklarının neden olduğu ortaya çıktı. Kış aylarında suyla karışan gaz, sıcak buhar oluşturuyor ve bu da yuvarlak dalgalara neden oluyor. Bu yuvarlak dalgalar yukarıya doğru çıktığında iyice soğuyarak ...

Bir dinozorun gerçek renkleri

Tarih: 5 Şubat 2010
Yazar: teknoloji
Yorumlar: Yok
Yale Üniversitesi araştırma ekibinin yıllar süren çalışmasında, fosillerde gizli yüzlerce mikroskobik ipucu deşifre edildi ve 150 milyon yıl önce soyu tükenen bir tüylü dinozorun tüylerindeki renkler belirlendi. Dinozorun temsili resmi National Geographic dergisi bilim ve ressam ekibi tarafından, belirlenen gerçek renkleri kullanılarak yapıldı ve bugün dünya basınına dağıtıldı. Fosilin hemen her yerindeki renk verici melanozomları inceleyen bilim ekibi, bedenin farklı yerlerindeki tüm renkleri ve ton farklarını tespit edebildi. Bunun için daha önce bulunan 29 tüy fosili kullanıldı. Gerçek renk skalası ilk kez simule edilebilen dinozorun gövdesi ağırlıkla gri renkte tüylerle kaplı, kırmızımsı kahverengi dik bir sorguca sahip, kol ve bacaklarındaysa beyaz tüyler var. Fosil, dört kanatlı tüylü bir dinozor türü olan Anchiornis huxley’ye ait ve Jurasik dönemde Çin’de yaşamış. Bugünkü Pullu Hamburg türü tavuğa aşırı derecede benzeyen tüy renk yapısı, ...

Füzesavar sistemlerini etkisiz kılmak mümkün

Tarih: 4 Şubat 2010
Yazar: teknoloji
Yorumlar: Yok
İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Hasan Firuzabadi, ''ABD'nin Orta Doğu'daki bazı ülkelere yerleştirdiği hava savunma sistemlerinin işe yaramayacağını, bunun için harcanan paraların boşa gideceğini'' söyledi. Tümgeneral Firuzabadi, katıldığı bir törende ABD'nin Orta Doğu ve Körfez ülkelerindeki hava savunma sistemlerini takviye etmesiyle ilgili gazetecilere açıklamalarda bulundu. ABD'nin bölgeye füzesavar sistemleri yerleştirmesinin yeni bir şey olmadığını kaydeden Firuzabadi, ''Onlar kaç yıldan beri bu sistemleri yerleştiriyorlar ve biz bunların yerini biliyoruz'' dedi. İran'ın bölge ülkeleriyle yakınlaştığı bir dönemde böyle bir eyleme kalkışıldığını belirten Firuzabadi, ''Bu girişim, İran'ı bölge ülkelerine düşman olarak tanıtmak için yürütülen psikolojik savaşın bir parçasıdır'' diye konuştu. ''Füzesavar sistemleri, bölge ülkelerinin cebini boşaltmak içindir'' diyen Firuzabadi, ''bu sistemlerin hiçbir yerde ihtiyaca cevap vermediğini'' ileri sürdü. Tümgeneral Firuzabadi, şunları söyledi: ''Basit yöntemlerle, füzesavar sistemlerini etkisiz kılmak mümkün. Bölge ülkeleri özellikle de ...

Japonların son icadı elastik su

Tarih: 3 Şubat 2010
Yazar: teknoloji
Yorumlar: Yok
İlkokul ikinci sınıfta suyun üç hali öğretilir. Öğretmenlerimiz bizlere suyun katı, sıvı ve gaz olarak doğada üç halde bulunabileceğini anlatmışlardı. Fakat Japonlar müfredatı değiştirmeye kararlı görünüyorlar. Tokyo Üniversitesi'nde görevli bilim adamları suyu elastik hale getirmeyi başardılar. Bilim adamları bildiğimiz suyun içerisine bir kısım organik materyaller ve kil ekleyerek elastik su elde ettiler. Bu şekilde meydana gelen su jel benzeri bir şekilde saklanabiliyor. Bilim adamları bu suyun öncelikli olarak hızlı ve doğal şekilde doku tamirinde kullanılabileceğini söylüyorlar. Bilim adamları henüz suyun bu yeni halini mükemmelleştiremediler ama çalışmaları devam ediyor. Eğer çalışmalar planladıkları şekilde devam ederse bu sayede doğa dostu bir çeşit plastiğin de üretilebileceğini söylüyorlar.

Tutanhamun’un soyağacını açıklanacak

Tarih: 2 Şubat 2010
Yazar: teknoloji
Yorumlar: Yok
Mısır Eski Eserler Genel Müdürü Zahi Havas yaptığı açıklamada, bu önemli keşfin Kahire müzesinde 17 Şubatta yapılacak basın toplantısında kamuoyuna duyurulacağını belirtti. Havas, bu arkeolojik keşfin DNA analizleriyle yapılan araştırmaların sonucunda geldiğini kaydetti. Turkuaz işlemelerle süslü som altından mezarı içindeki mumyası İngiliz arkeolog Howard Carter tarafından 1922'de bulunan genç firavun Tutanhamun, yaklaşık MÖ 1333 ve 1324 yılları arasında hükümdarlık yapmıştı. 9 yaşında firavun ilan edilen Tutanhamun özellikle Kahire müzesinde sergilenen lapis lazuli ve yarı değerli taşlarla süslü 11 kilo ağırlığındaki som altın maskının bulunduğu mezar hazinesiyle meşhur olmuştu. 18. Mısır hanedanının 12. firavunu olduğu tahmin edilen Tutanhamun'un asıl ölüm sebebi, tüm soy zincirindeki firavunlar gibi bir muamma olarak kalmaya devam ediyor.